Category: Nasihatlar


Kavga bitirme usulü…

Kavga bitirme usulü…
Rahmet Peygamberimiz (s.a.v.) bir gün ashabına
“Size cennetlik kadınların kimler olduğunu haber vereyimmi?”buyurdu.Ashap
“buyrun haber verin ya Rasulallah” dediler.Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu saadeti hak eden kadınları şöyle tanıttı:
“Onlar kocalarını çok severler.Onlara çocuk verirler. Bir kızgınlık anında veya kendisine kötü davranıldığında ya da kocası ona kızdığında elini kocasının elinin üzerine koyar ve ona
‘İşte elim elinde; sen benden razı olmadıkça uyku uyuyamıyacagım’ der.
Böyle bir kadın karşısında eriyip yumuşamayacak ve kusurun birazda kendisinde olduğunu söylemeyecek erkek çok azdır.Kocasına karşı tevazu gösterip sabırla bu formülü uygulayan kadının dünyası da ahireti de cennet olur.Böyle özür dileyen bir kadının özrünü kabul etmeyen ve ona hala sert davranan erkeğin de hesabını Allah görür.

Günlerden bir gün;

Günlerden bir gün, bir delikanli yolda yürürken, karşısına iki dagin arasinda asma bir köprü çikar.
Köprüye gelen genç köprünün sallanmasi hosuna gittigi için Türkü söyleye söyleye köprüyü geçer.
Arkasindan da eli bastonlu bir ihtiyar gelir.
Köprüye gelince, köprünün sallanmasindan dolayi ihtiyar:
“Aman Ya Rabbi, sen bilirsin, su köprüyü sag selamet geçeyim. Yardimini esirgeme” diye dua etmeye baslar.
Ama tam köprünün ortasindayken.
Köprünün ipleri kopar ve adam asagida akmakta olan irmaga düserek ölür.
Hem gencin, hem de ihtiyarin basindan geçenlere sahit olan bir ehl-i Hak Allah’a niyaz eder.
Der ki: “Ya Rabbi hikmetinden sual olunmaz.
Amaönden giden genç pek kabadayi bir sekilde geçti.
Türkü söyleyesöyleye. Arkadan gelen ise seni çok andi, zikretti. Biriniciyi düsürmedin de ikinciyi düsürdün.
Neden?” diye sorar. Gökten bir nida gelir: “Önde giden genç, köprüye gelene kadar beni hiç unutmadi.
Hep beni andi. Ben de onu köprüde unutmadim. Arkadan gelen ise köprüye gelene kadar beni unuttu, hatirlamadi.
Ben de onu köprüde hatirlamadim”…

Bu menkibe, gerçek midir, gerçekleş midir bilmiyorum. Ama bize verdigi bir mesaj var.
Yüce Allah kitabinda “beni anin ben de sizi anayim” buyuruyor.
İs onu köprüye gelmeden anmakta.
Köprüye geldikten sonra anmak ise yaramayabilir.
Yani basimiz derde düsmeden Allah’i anmaliyiz, hatirlamaliyiz ki,
basimiz derde düstügünde de ondan yardim isteyecek yüzümüz olsun!

( alıntı )

Kim Demiş Başarısızlık Zor Diye?…

Kim Demiş Başarısızlık Zor Diye?…

Müzik öğretmeni Beethoven’a; “Besteci olması imkansız!” demişti. Oysa o, insanlık tarihinin en büyük bestecilerinden birisi oldu.

Öğretmenleri Edison’u, hiçbir şey öğrenemeyecek kadar aptal bulurlardı. Edison’un kim olduğunu söylememize gerek var mı?

Walt Disney, bir gazetenin yazı işleri müdürü tarafından; “İşe yarar fikirleri olmadığı” gerekçesi ile kovulmuştu. Walt Disney, film ve eğlence endüstrisinde devrimler yapmıştır.

Churchill, orta okulda sınıfta kalmıştı. Daha sonra İngiltere’nin en sevilen başkanlarından biri oldu.

Barış Manço müzik dersinden ikmale kalmıştı. Günümüzde ölümünün ardından bile tüm çocukların Barış abisi ve şarkıları hala dillerde ve yüreklerde.

Micheal Jordan, okul basketbol takımından atıldığı için basketbolu bırakmıştı. Daha sonra dünyanın en iyi basketbolcularından birisi oldu.

Einstein, dört yaşına kadar konuşamamıştı. Matematik dersinden çok başarısız olduğu için ilkokuldan atılmıştı. Oysa biz onu şimdi, yüzyılımızın en büyük bilgini olarak biliyoruz.

Charles Dickens, yüzlerce kapıdan “Sen yazar olamazsın.” denilerek geri çevrilmişti. Daha sonra kitapları bir çok dilde yayınlanmış ve milyonlarca satmıştır.

Müzik yapımcıları Elvis Presley’e şöyle demişlerdi; “Hiçbir işe yaramazsın, en iyisi kamyon sürücülüğüne geri dönmen.” Elvis Presley yaptığı müziklerle milyonları coşturmuştur.

(Alıntı)