” …SIZI!
Sızlayan yüreğimi,
en derinden dinledikçe anlıyorum kelimenin esas manasını.

‘Sil baştan başlamak gerek bazen!’ dedikleri nokta da,
lugatıma yeniden yerleştiriyorum sözcüklerimi sızlarken gönlüm.

Elbet geçicek,
bitecek bu sızı dinecek yağmur da ama ne gerek vardı bu fırtınaya?

Öğrendiğim yeni manalar,
yeniden oluşturmaya çalıştığım kelimelerimle yepyeni bir raksa hazırlanıyorum şimdi!

Dinlemeye çalışıyorum yüreğimi,
raks ederken daha çok yankılanıyor beynimde sesler!

Sûküt eden yaramaz bir çocukken,
şimdilerde sessiz kelimelerini savuruyor göklere!

Duyan var mı ya da gerek var mı duymalarına düşünmüyorum!

Sebepsiz yaprak kımıldamazmış şu fani hayatta,
SEBEP OLAN DUYMALI DİYORUM İÇİMDEN!
SEBEP OLAN…

Anlatmanın gereği ne,
neden insan dile dökmek ister bilemiyorum.

NEDEN?

Neden diye defalarca soruyorum aklıma,
yüreğime söz geçirmeye çabalarken zorluyorum kendimi!

Unutmak zor değil,
sızılı, sancılı, ağır bi yara misali sadece!

Her yara kabuk bağlar ve bir gün iyileşir,
iyileştireceğim yaralarımdan biri daha işte!

Çocuklukta az kanatmadık dizlerimizi,
yorulana kadar koşturmadık mı düşmek pahasına yaralar alarak!

Yinede bıkmadık oyun oynamaktan,
vazgeçmedik çocukluğumuzdan, oyunlarımızdan!

Madem diyorum,
oyunbozanlık yapacaktın hangi çocukluk açıklar şimdi bu mızıkçılığını?

Tiyatro sahnesinde repliğini unutan utangaç oyuncu misali,
unutun mu yani ezberlettiğin sözleri yüreğine?

Ne kolaymış ağızdan çıkan sözcüklerin hakkını vermemek!

Bu denli basit mi yaşadım sadece dediğimiz anlar?

İnsan mı demeliyim, nasılsa insan!
Herşeyi yapar,
herşey beklenir diyerek kolaya kaçan bi yanıtı mı söylemeliyim aklıma?

Bir gün herşey biter, doğrudur;
bitecekse bile erdemli olmalıydı bitişler,
bi açıklama barındırmalıydı akla yatan, yüreği tatmin eden?

Şimdi, herşey güzel mi olucak?
Sabah uyandığımda, sızlamayacak mı yüreğim?

Unutulacak mı zamanla,
ki zaman herşeyin ilacıdır derler…

Hadi, unuttum diyelim;
bir gün bir yerde anımsamayacak mıyım tüm bu olan biteni?

Sorulara varacaktıysa,
bu denli sızılı olacaktıysa,
yaşanılanın kutsallığı nerde kaldı?

Değil bir bayanı,
bir insanı kırmak ve farkında olmamak bu kadar kolay mı?

Derin bir nefes alıyorum,
düşünüyorum da ne yazsam manasız nasılsa!

YOLUN AÇIK OLSUN DEMELİ GİDEN HER KİŞİYE!

YOLUNUZ AÇIK OLSUN ama UNUTMAYIN;
YAŞATTIKLARINIZ,
KADERİNİZİN BİR YERİNDE KADERİNİZ OLUCAKTIR!

Ne de olsa ahirete kalmıyor hesaplar,
burda da yaptıklarımızın karşılığını alıyoruz.

Belki o zaman anlarsınız ne yaşattığınızı;
yolunuz açık olsun o güne dek!

yolunuz açık olsun!”

Reklamlar