Konuya sorularla başlayalım. Evlilik hayatı ile ilgili neler biliyoruz? Bildiklerimiz ne kadar doğru ne kadar yanlış? Bildiklerimiz, bizim olmasını istediklerimiz mi yoksa olması gerekenler mi? Televizyondan dizi ve filmler aracılığı ile bize ulaşan ve aile saadetini bozmaya yönelik sinsi oyunlar bize ait bilgi haline mi gelmiş? İnandıklarımızın, bildiklerimizin ne kadarı bizim hayrımıza ve ne kadarı doğru?  Evlilik ile ilgili doğru bilgi ne olabilir?

Tabi ki en doğru bilgi, şaşmaz ve yanılmaz hakikat kaynağı olan Kur’anı Kerim ve onun açıklayıcısı Hadisi Şerifler. Rabbimiz ve Rasulu aile hayatı konusunda bize ne bildirmişler önemli olan bu.

Bir erkeğin ailede sorumlulukları ve görevleri ne olmalıdır? Bir kadının görevi ve sorumlulukları ne olmalıdır? Kadınlar ve erkekler bu konuda tam bir bilgi sahibi olmalıdırlar.

Gençler evlilik hazırlığı yaparken bu konularda mutlaka bilgilendirilmeliler. Aile huzursuzluğu yaşayan çiftlerde bir yerde hata yapıyoruz, ne olabilir, diye bu konudaki ayet ve hadislere bakmalılar.

Daha sonra ayet ve hadislerin ışığında bu konuda yazılan iletişim ve psikoloji üzerine yazılmış işe yararlı eserleri okumalı ve kendilerini yetiştirmeliler.

Her şeyin bir ilmi vardır sevmenin de. Sadi Şirazi’nin çok güzel bir sözü var. “Cennet sevmeyi bilenlerindir” diye. Karı kocanın da birbirini doğru sevmeyi öğrenmeleri gerekir.

Kadın ve erkek yaratılıştan farklı yaratılmışlar. Birbirlerine zıt yaratılmışlar. Bu zıtlıktır onları birbirlerine çekici kılan. Zıtlığı ortadan kaldırdığımızda denge bozulur. Bu yüzden erkeğin kadınlaşması ve kadının erkekleşmesi dinimizde kesin olarak yasaklanmıştır.

Fakat maalesef ki günümüzde kadınlar fazlasıyla erkekleşmiş durumdalar. Kadının erkekleşmesi derken aklımıza ilk gelen şey kadının erkek kıyafeti giymesidir. Oysa bu konu bu kadar basit değildir. Erkek kıyafeti de konunun içinde olmakla birlikte, asıl anlaşılması gereken konu kadının erkek gibi davranmasıdır. Düşünce, tavır, davranış, bakış, duruş hepsi konunun içindedir.

Kadının yaratılıştan gelen dişil özelliği denilen özellikler şefkat ve teslimiyettir. Eril özellikler dediğimiz erkek özellikleri ise liderlik ve iddialı olmaktır. Son yıllarda yapılan araştırmalarda ve anket sonuçlarında kadınların çoğunun dişil özelliklerini kaybettiği ve erkek özellikleri edindikleri ortaya çıkıyor. Kadınlar şefkat ve teslimiyet yerine, gücü, iddialı olmayı ve başarıyı tercih ediyorlar.   Her şeyi başarmaya talip olan kadın, asli görevi olan kadın olmayı unuttuğunu fark etmiyor.

Kadın erkekleşince eşi tarafından çekiciliğini kaybediyor. Kadın erkekleşince erkekler toplumda ve ailede etkinliğini kaybetmeye başlıyor. Bütün denge bozuluyor.

Hadisi şeriflerde kadınların ev işi yapmak zorunda olmadıkları belirtilir. Bu tabiî ki kadın ev işi yapmasın demek değildir, durum gerektiriyorsa yapacaktır, burada dikkat çekilen sadece kadının asli görevinin zannedildiği gibi temizlik yapmak, bulaşık yıkamak, olmadığı kadının öncelikle kocasına karşı kadınlık görevlerini yapması gerektiğine dikkat çekilmektedir. Aile ve mahremiyetleri konusundaki hadisi şeriflerde bu konuyu tamamlamaktadır.

Günümüzde ailedeki sorunların en büyük sebebi kadınların erkekleşmelerinden kaynaklanmaktadır. Bu yüzden kadınların bu konuya kafa yormaları gerçek bir kadın nasıl olmalıdır, öncelikle bu konu hakkında doğru bilgi edinmeleri ve üzerlerindeki erkekliği atmaları ve asli yaratılışlarına dönmeleri gerekmektedir.

Sema Maraşlı

Reklamlar