Evinizde bir sorun yaşadığınızda konunun çözümlenme aşamasında bir adım geride mi durmayı tercih ediyorsunuz?

Her tartışmanızda barışacak kişinin eşiniz olmasını mı bekliyorsunuz? Şayet bu soruya evet diyenlerdenseniz mutluluğu tam anlamıyla elde etmek için fazlaca vakit kaybetme ihtimalinizin yüksek olduğunu söyleyebilirim. Bazı bireyler birtakım kompleksler yaşarlar. Bunun daha ziyade bayanlarda göründüğünü söyleyebilirim. Bazı hanımlar “ilk adım her zaman erkekten gelmeli” felsefesini benimserler. Hangi konularda ilk adımı erkeklerden beklerler? Aslında her konuda. Yani bir tartışma yaşandıysa tartışma neticesinde oluşan kırgınlığı gidermede, özel günleri hatırlama ve sürprizler yapmada, herhangi bir sorunun çözümlenmesinde vs.. eşlerinin aktif olmaları gerektiğine ve onların ilk adımı atmaları gerektiğine inanırlar. Bunu gurur meselesi yapanlar da vardır. Tabii bu kompleks sadece bayanlar için geçerli değildir, erkekler de aynı hatayı yapabilmektedirler. Hata diyorum, çünkü evlilik her iki bireyin de aktivitesini ve karşılıklı fedakarlıklarını gerektiren bir paylaşım dünyasıdır. Bu dünya içinde taraflardan biri geri adım atacak olursa denge bozulur. Sorunlar çıkar. Ayrıca zaman ilerler ve bir bakarsınız ki yıllar geçmiş. Ve siz hâlâ eşinizden bir şeyler bekliyorsunuz. Unutmayın, bu yaklaşım çoğu zaman sonuç vermez. Çünkü sizin ve eşinizin bakış açısı birbirinden farklı olabilir. Size göre sorun olan bir mevzu eşiniz için gayet normal bir mevzu ise o sizden gelip özür dilemeyecektir. Yani ortada bir sorun görüyorsa birey tabii ki sorunu çözümleme gayreti içinde olamaz. Bütün bu sebeplerden dolayı lütfen halledilmesi gereken konuyu fark eden hangi bireyse ilk adımı o atsın. Muhatabınızın en yakınınız olduğunu, yani eşiniz olduğunu unutmayın. Bu sebeple vakit kaybettikçe evliliğiniz deforme olur.

Yasemin Yalçın Aktosun

Reklamlar