Aşk’a meylin var gönül

Durma öyle yıkık dökük; aç kanatlarını, kon seni bekleyen Aşk dallarına.

Dostun evisin sen, at sana ayit olmayan duyguları.

Terk et seni hak etmeyen sevdaları, bozmasınlar seni gönül.

Bir kibrit çak, yak dost’un yanına yaraşmayanları sun O’na en güzel Duanı.

Sanma seni kıran o barındırdığın dosttu; o kendini bilmez kirli bir cür’aydı.

Verdiysen korkma, kaldır başını utanma. Sen sevdin, sende kalamayanlar utansın gönül.

Aşk’a meylin var, seversin. Korkma sakın gitmekte, koş her ışık bulduğun sevdaya.

Kırıldıysan ağlama, sevdalara küsüp darılma.

Sen Dostun evisin kapanma. Kapını çalanlara koyma gönül.

Kırılmasın kanatların, düşersin.

Düşüpte ellere konma, sarmasın kirli eller, kırılır bozulursun,

Sen sürünüp bozulmak için değil Aşk için yaratıldın.

Yoklarsa seni bir kuru kemik, açma kapını;

Verme Dostunu dost bilmeyene, sen O’nun evisin, germe kanat gönül.

Bir dalda bulmadıysan ötekinde bulursun.

Bak yine ağladın; dost’un yok sandın.

Kim bilir nasılda daraldın. sandın mı ki boş kaldın?

Durma öyle boynu bükük, Aradında bulamadın mı bir dost dâr’ına?

O, çaldı kapını türlü tevessüler ile. Belki bir dert belkide Aşk ile.

Kırıldındsa şekva etme, Aşk’ı sızar çatlamış evine gönül.

Bir mum yak, dolan devrinde. korkma kanadını yaksa bile, O Aşktır sızar içine içine.

Ağlayıp söndürme ateşi; o yakmaz, dönersin gül bahçesine.

Bırak kalsın öylece kırılmışların, Aşk döküklsün yoluna.

Seni görenler sadece ışık sansın, Senin gibi yananlar seni anlasın.

Sende sadece Aşk kalsın. Aşk, kırık duvarlarının ardında kalsın gönül.

Şimdi alnadın mı neden yaralandın? Aşk sızsın diye büyük darbeler aldın.

Budur senin beklediğin işte.

O, böyle girek gönüllere, kapı dar gelir Aşk’ın yüceliğine gönül.

Reklamlar