Gençler!
Hayat; kimi zaman seher vaktinde bülbüllerin ötüştüğü uhrevi bir dünya, kimi zaman da sıkıntı ve stresin insanı çepeçevre sardığı, etrafı dikenli tellerle çevrili mayın döşenmiş bir yol gibidir. Nacizane dile getirmeye çalıştığımız tavsiyeler bu yolda yürürken mayınlara basmadan aydınlık sabaha çıkmak içindir.
Genç kardeşim! Önce insan ol. Bilesin ki, insanlık en yüce mertebedir. İnsan olamayan dava adamı olamaz. Fiziki görüntüsü insan olup da gönül dünyasına, hal ve hareketlerine, yaşantısına bunu yansıtamayanların ha iki ayağı olmuş, ha dört ayağı olmuş hiç farketmez. Allah (c.c.) bizi önce insan olarak yarattı, ondan sonra kulluk vazifesiyle görevlendirdi. Çevrende insan olamayan ama malmülk, makammevki sahibi olmuş bir sürü iki ayaklı görebilirsin, sakın onlardan etkilenmeyesin. Şair ne güzel dile getirmiş:
Sevgi oluğudur, insanlık pınar,
Bülbül dağlar aşıp oraya konar,
Ne içmekle biter, ne bülbül konar,
O pınara bir taş kaya olsaydım,
Çiğnenip yol olup insan kalsaydım.
İnsanlık bir pınar gibidir, o pınardan içenin gözü Rabbine hakiki manada kul olmaktan başka birşey görmez.
Basiretli ol. “Mü’min bir delikten iki defa ısırılmaz.” buyuran gönüller sultanı Hz.Peygamber (s.a.v.)’in ikazını unutma. İlkinde hata yapabilirsin. Sonuçta insanız, hataya meyilliyiz. “Hata yapma hakkımı kullandım” de. Azmini ve gücünü kaybetme. Kendini suçlayarak bir köşeye çekilmeyi aklından bile geçirme. “Bu, bana verilen bir ruhsattı, elimde olmadan da olsa kullandım, beşeri yönümle hareket ettim” de. Ama aynı hatayı ikinci kez tekrar etme. Zira kendine olan saygını yitirirsin, şahsiyetine darbe vurmuş olursun. Sana verilen ruhsatı birincisinde kullandın ve bitti. Basiretli bir genç, olmayan şeyi kullanmaya kalkmaz.
Her günün yarım saatini kendine ayır. Günün muhasebesini yap. “Bugün Allah (c.c.) için ne yaptın” diye özeleştiri yapan Hz.Ömer (r.a.)’in Asrı Saadet iklimine seyahat et. Kendinle başbaşa ol, düşün ve tefekkür et. Düşünen insanın karakteri sağlam olur. Allah (c.c.) Kur’anı Kerim’de birçok yerde tefekkür etmeyi emreder ve bunun bir ibadet olduğunu belirtir. Unutma ki, büyük başarıların başlangıcı düşünmeye dayanır. İnsan beyninin en verimli olduğu anlardan birisi de tefekkür zamanıdır. İnsanlık, düşünen, tefekkür eden müslüman genç beyinlere bugün her zamankinden daha çok muhtaç.
Genç Kardeşim!
Şu bir günlük fani dünya hayatına gereğinden fazla değer verme. Hele hele Allah (c.c.)’ın nazargâhı olan kalpleri kırma, gönülleri yıkma. Gönül bir sırça sarayıdır, yıkılırsa tamir edilmesi çok zordur derler, unutma. Çünkü geçici dünya hayatında hiçbir şey görüldüğü kadar önemli değildir. Bir müddet sonra düşün, değer miydi?
Arkadaş seçiminde titiz ol. Bir insanın hayatında ailesinden sonra ençok arkadaşlarının yeri vardır. Hapishaneler arkadaş kurbanlarının sayısız misalleriyle doludur. Öte yandan güçlü ve etkili sosyal çalışmaların temelinde de grup çalışması vardır, yani sağlam temellere oturtulmuş karakterli arkadaşların birlikteliği vardır. Kardeş mecburi arkadaştır, arkadaş ise seçilmiş kardeştir derler ama böyle kardeşler de genelde zor bulunur, seçici ol ve bulmaya çalış. Müslüman bir gencin arkadaşı akla geldiği zaman ilkönce ona Allah (c.c.)’ı hatırlatmalıdır. Ama evvela sen öyle bir arkadaş olmaya bak. Şayet sen öyle bir arkadaş olursan Allah (c.c.) senin “seçilmiş kardeşleri” bulmana yardım eder, unutmayasın.
Gençler! Dili Alim kalbi cahil insanlardan uzak durun. Dili ile kalbini irtibatlandıramayan ve bunu yaşantısına aktaramayan insanlar sadece slogan üretirler, icraata meyilleri yoktur. Böyleleri her mevsim yeşil kalan ancak meyve vermeyen çam ağaçlarına benzerler. Görüntüsü hoştur ama kesildiği zaman sadece odun olurlar başka değil. Oysa idealist bir genç her yaptığı işte Rabbinin rızasını kazanma gayreti içinde olan bir hayat anlayışına sahiptir.
Tebliğ vazifesini ifa ederken kesinlikle kaba, sert ve kırıcı olma. Hele aile ve yakın çevrene karşı daima yapıcı ol. Çünkü onların, karşılarında seni tebliğci olarak görmeleri, onları uyarman çoğu kere nefislerine dokunacaktır. Seni kabullenemeyebilirler, hatta alay edebilirler. “Sen daha dünkü çocuksun, sen henüz yoğurdu yumruğunla yiyorsun, biz bunları çok duyduk, yarın seni de görürüz vs.”gibi yaklaşımlara karşı sahsiyetinle, karakterinle dimdik dur. Bu tür taş atmalar seni yıldırıp ümitsizliğe düşürmesin. Daima sabırla, ihlasla ve nezaketle davran. Çevrende tanıdığın en nazik ve yapıcı insan sen ol. Mevzuyu tartışma ortamına çekmeden, nefsi mücadeleye dökmeden, sakin ve samimiyetle davrandığında seni birgün mutlaka anlayacaklardır.
Hayatta en kötü şey, başkalarına muhtaç olmaktır. Nefsin için kimseden birşey isteme. Azimli, kararlı ol ve çok çalış. Bugün yardım veren, yarın emir verir bunu unutma.
Bir topluma girdiğin zaman insanlar seni giyimkuşamına göre “buyur” ederler, konuşmalarına göre de “uğurlarlar”. Boş tenekenin sesi çok çıkar. Laf ebeliği yaparak mevzuyu dağıtma, zira dinleyenlerin dikkat ve ciddiyeti kaybolur.
Kimsenin sözünü kesme, sonuna kadar dinle. Bilesin ki, dinlemeyen, dinlenilmez. Fazla tanımadığın birisine rastladığında musafaha yapmak için önce sen elini uzat (eldiven varsa çıkart) ve ismini söyle, belki seni hatırlamayabilir. Birisiyle kucaklaştığın zaman da önce onun kollarını gevşetmesini bekle. Böyle yaparsan karşındaki insana hem güven verirsin, hem de görünmez bir samimiyet kurarsın.
Hayata sevgi penceresinden bakmayı unutma. İnsanı ayakta tutan, hayata bağlayan temel direklerden birisi de sevgidir. Sevgisiz güneş doğmaz, sevgisiz çiçekler açmaz, sevgisiz gönüller fethedilmez. İnsanları sev, kuşları sev, her seher vaktinin, her doğan yeni günün sana verilen ilahi bir rahmet olduğunu düşünerek sev, Rabbimizin kudret ve ihtişamını bütün zerafetiyle sergileyen muhteşem bir tablo görünümündeki tabiatı sev.
Gençler! Şu bir günlük dünya hayatında insana verilen herşey gelip geçicidir. Malmülk, makammevki, şanşöhret, güzellik, yakışıklılık hepsi gelip geçici fani şeylerdir. Ebedi olan ise ahiret tarlasına ekebileceğin solmayan güller ve salih amellerdir. Dünyalıklar insana ancak kabir kapısına kadar arkadaşlık edebilir. Öyle bir yaşantın olsun ki, “Ölüm bizim için çiçekli bir yoldur, koşa koşa gideriz diyebilen bahtiyar delikanlılardan olasın. Selam ve dua ile. •

İLKER ÇAKIR

Reklamlar