ARZU İPEK
Çok hoş bir fotoğraf reddetme gerekçesi duymuştum. National Geographic dergisinin fotoğrafçısı diyor ki sabah resimlerinde istenilen bir süre var ki o saatin ne bir dakika öncesi ne de bir dakika sonrası kabul edilmiyor.. O sürenin dakikası bile çok özel. Hadi bir bakalım belki güzel bir şey yakalamışsındır bile denmiyor. Bakmaya bile değmiyor. İlla ki sabahın en istisnai anı, bilinen en özel dakikası isteniyor.
Hani diyorum aynen yakalayamadığım ışıklarımdan sabah namazım ne çok oldu.İstenilen vakti yakalayıp o anda O’na dua edebilmek, nasıl bir fotoğraf olurdu diyorum. Eğer o anı gösteren bir makinem olsaydı, Rabbimin istediği vakit namazlarımın düştüğü ışıkların içindeki duanın eşsiz görüntüsünü görmek isterdim. Her namaz vaktinin, ışığının yeryüzüne düştügü her beş vakit benzersiz, aynı güneş ama nefes alan bir sabah var, nefes alan öğlen, ikindi, akşam, yatsı… Her biri eşsiz bir dua olan namazın objektifinde şimdi…Ben de objektif de namazın bakışları içindeyim her vakit.. Sonsuzluk içine şahit olarak düşecek, istisnai ışıkların nefesinde bir vaktin fotoğrafıyım..

Alintidir…

Reklamlar