Ey genç kardeşim ve zamanlarını hay huylu, ba­şıboş yaratıklar gibi boşluklar içinde geçiren sersem nefsim! Bu yaşa geldin, çocukluktan çıktın. Çocuk­lar var ki, sen onlardan gerisin. Sakallı çocuk olmak, bir insan için maskaralık, çirkinlik ve kötülük alametidir. Halbuki sana yakışan, senin taze ve şirin gençliğine yaraşan, hoplayıp zıplamayı bırakıp, ol­gun ve yüksek bir Müslüman namzedi olarak ilm-i îmana çalışmak, İslamiyet’in yüce bilgisiyle bilgin olmaya gayret etmektir. Allah’a ibadet ve itaat edip, namaz ve ibadete sarılıp, güzel gençliğini çirkinleş­tirmekten, gençlik günlerini boşu boşuna öldürmek­ten kurtulmaktır. Gençleri imana ve İslamî hayata heyecan ve aşkla teçhiz ve tezyin etmek gerekir. Gençlerde is­tiklal, istikamet, ahlakî güzellik ve yükseklik, terakkî ve tekamül, tefeyyüz ve tekemmül aşkını uyandır­mak elzemdir. Bize dinimizi, millet ve neslimizi, mazi ve müstakbelimizi sevmek, bizi ezelî ve ebedî bir gaye sahibi yapmak, bu mukaddes gaye uğrunda coşmak icabında ser verip sır vermemek, serden geçip dön­memek aşkını aşılamak gerektir. Biz biçare gençleri iman ve İslamiyet hizmet ve mes’uliyetine, hidemat-ı Kur’aniyeye (Kur’an hizmetlerine) yöneltebilmek; cesaret, şecaat, azim, sebat, sadakat, sabır ve taham­mül gibi yüksek seciye ve vasıflara sahip olma aşkı­nı zerk etmek lazımdır. Biz çaresiz gençleri tahkikî bir iman ve itikat kuvveti ile tahkim etmek, ancak ve ancak, yalnız ve yalnız, böylelikle bizleri ataletten, miskinlik ve uyuşukluktan, hercailik ve havailikten, gayesiz ve fıkdan-ı fikirden (fikirsizlikten) kurtaracak bir ikdam ve cehdle, hamle ve hareket verecek, ruhî buh­ranlardan kurtaracak bir mürşid-i ekmele, nur-u Kur’an’a bağlanmak aşkını telkin etmek, mübrem bir keyfiyettir.

(Alintidir)

Reklamlar