birdileek_selale12

Hiç denediniz mi, gönlünüzü Allah’a açıp da O’na yönelmeyi ve istediniz mi O’na çok ama çok yakın olmayı?

Yoksa olmuyor, hala olamıyor mu? Belki de hala Allah ile aranızdaki o doyulmaz güzelliğin lezzetini tadamadınız mı?

Namazlar, ibadetler gözünüzde mi büyüyor ve yıllar geçiyor… geçiyor da hala Rabbi’nize karşı içinizde o sımsıcak güzel duyguları ve kıpırtıları hissedemiyor musun?

Hala Allah için heyecanlanan ve sevgisiyle coşan bir gönüle sahip olamadınız mı? Hala mutsuz ve huzursuz musunuz? Ve bir sevgi, bir mutluluk arayışında mısınız?

Ölmeden önce, dünya hayatını yaşarken ruhun Allah’a ulaşmasının üzerimize farz olduğunu biliyor muydunuz? Ve ancak bu dilek sayesinde hem dünyada ve ahirette mutluluğa ve kurtuluşa ulaşacağınızı da biliyor muydunuz?

Yapılması gereken, ölmeden önce bütün Allah dostları gibi, sadece bir dilekle Allah’a yönelmek, yani ruhumuzu Allah’a ulaştırmayı dilemek! Zümer 54’e göre üzerimize ölüm gelmeden Allah’a yönelip, O’na telsim olmak üzerimize farz kılınmış:

39/ZUMER-54: Ve enibu ila rabbikum ve eslımu lehu min kalbi en ye’tiyekumul azabu summe la tunsarün (tunsarüne).
Rabbinize (Allah’a) yönelin (ruhunuzu Allah’a ulaştırmayı dileyin) ve O’na (Alla’a) teslim olun. Üzerinize azap (kabir azabı) gelmeden önce (ölümden önce). Yoksa sonra yardım olunmazsınız.

Ve Rabbimiz Şura 13 ve Ankebut 5’e göre O’na yönelen her kesim mutlaka kendisine ulaştıracağına söz veriyor.

42/ŞURA-13: Alahu yectebi ileyhi men yeşau ve yehdi ileyhi men yunib (yunibu).
“Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O’na yöneleni, Kendisine hidayet eder (ulaştırır).”

29/ANKEBUT-5: Men kane yercü likaallahi fe inne ecelallahi leat (leatin).
“Kim Allah’a mülaki olmayı (hayattan Allah’a ulaşmayı) dilerse, o takdirde muhakkak ki Allah’ın tayin ettiği zaman mutlaka gelecektir (ruhu mutlaka hayattayken Allah’a ulaşacaktır).”

Adbul Kadir Geylani Hazretleri de bu konu da buyuru ki:
“Allah’ın yoluna sülük (yolculuk) eden, mutlaka Allah’a vasıl olur (Allah’a ulaşır). Hz. Abdul Kadir Geylani’nin Menkıbeleri CEVHERDEN GERDANLIKLAR Muhammed bin Yahya Et-Tadifi

Onlar Allah’ın Dostlarıydı ve Allah’a erdiler. Üzerlerine emanet olan ruhlarını ölmeden önce Allah’a ulaştırıp teslim ettiler. Rad 21’de buyurulduğu gibi Allah’ın ulaştırılmasını emrettiği ruhlarını O’na ulaştırıp teslim ettiler. Vuslata ermek, yani ruhun ölmeden önce Allah’a kavuşması.

13/RAD-21: Vellezine yasılüne ma emerallahu bihi en yusale ve yahşevne rabbehum
Ve onlar Allah’ın (ölümden evvel), Allah’a ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhlarını), O’na (Allah’a) ulaştırırlar. Ve Rab’lerine karşı huşü duyarlar

Said-i Nursi hazretlerinin de söylediği gibi:
-Faniyim, fani olani istemem, acizim, aciz olani istemem. Ruhumu Rahman’a teslim eyledim gayr istemem! (Risale-i Nur orijinal Sayfa 500, 26.söz)

İşte hidayet; Bakara 120’ye göre ruhun ölmeden önce Allah’a ermesi, ulaşması!

2/BAKARA-120: İnne hudallahi huvel huda
“Muhakkak ki Allah’a ulaşmak (var ya) işte o, hidayettir.”

O halde siz de sadece birdilekle, “ölmeden önce ruhunuzu Allah’a ulaştırmayı dilemekle” açılan sevgi ve mutluluk kapısından içeri girmeye ve vuslata ermeye hazır mısınız?

Hazır mısınız, Rabbimiz’e gönlünüzün taa ötelerinden gelen bir dileği ulaştırmaya! İstemez miydiniz, böylece gönlünüzde Allah sevgisi bir anda yeşeriversin ve kalbinizin kapısı Allah’a açılıp içine bir anda Rahmet girsin de, içinizde Allah’a karşı bambaşka duygular uyansın ve artık ibadetler sizin için bir zevk haline gelsin?

İster misiniz Rabbimiz’e dost olmayı ve gönlünüzü O’na bağlamayı, O’nunla aranızdaki o sevgi bağını kurmayı ve Allah sevgisini yaşamayı?

İşte Allah’ın daveti, O’na ulaşmak ve O’na dost olmak! Ahir zamanda insanlığın aradığı mutluluğun püf noktası, kalpte bir uyanışın ve Allah sevgisinin başlayacağı Kur’an-ı Kerim ışığında bir MUTLULUK REÇETESİ!

F-188-0183

O halde hiç zaman kaybetmeden, hemen şimdi kaldırın ellerinizi, kapatın gözlerinizi ve deriiin bir nefes alın ve gönlünüzü Allah’a öyle bir bağlayın ve kalbinizden Allah’a Onu istediğinizi bildirerek kendinizi öyle bir Mevlaya bırakın ve deyin ki:

ALLAH_2

Ya Rabbi! Ölmeden önce ben de sana ruhumu ulaştırmak istiyorum. Hani senin ermiş evliyaların var ya, Hz. Veysel Karani, Hz. Mevlana, Hz. Yunus, Hz. Rabia, Hz. Meryem ve daha birçokları, onlar sana nasıl ermişler, nasıl senin evliyan olmuşlarsa, ben de onlar gibi sana ermek, ruhumu Sana ulaştırmak, ölmeden önce Sana kavuşmak istiyorum. Beni de ermiş kullardan eyle ve dostluğuna kabul et Ya Rabbi! (amin).”

Sadece bir tek dilekle, ne kadar basit değil mi?

Sonra…sonra yapılması lazım gelen ilk işlem Allah’ın ismi ile zikretmeye başlamak yani Allah Allah diye Rabbimizi anmak, kalbimizde adını zikretmek. Çünkü Rabbimiz Müzemmil 8’e göre “Vezkurisme rabbike”, “Rabibinin ismiyle zikret!”, diye emretmiş. Rabbimizin ismi Allah olduğuna göre Allah Allah diye zikretmek ve Ahzap 41’e göre Allah’ı çok zikretmek ve Nisa 103’e göre de sürekli zikretmek üzerimize farz kılınmış. Çünkü Allah’ı gerçekten seven O’nu unutmaz ve kalbinde adını anarak hep hatırlamak için gayret eder.

73/MUZEMMİL-8: Vezkurisme rabbike ve tebettel ileyhi tebtila (tebtilen).
Rabbinin (Allah’ın) ismiyle zikret ve her şeyden kesilerek O’na (Allah’a) dön (ulaş, Vasıl ol).

33/AHZAB-41: Ya eyyuhellezine amenüzkurullahe zirken kesira (kesiran).
Ey amenu olanlar! Allah’ı çok zikirle (günün yarısından fazla) zikredin.

NİSA-103: Fezkurüllahe kıyamen ve kuüden ve ala cunübikum.
Ayaktayken, otururken ve yan üzereyken (yan üstü yatarken) Allah’ın hep zikredin!

İşte Mutluluğun reçetesini buldunuz kapının kilidini açtınız. Sadece birDilekle Rabbiniz’e O’na dost olmak istediğinizi ilettiniz ve Allah’ı zikretmeye başladınız. Peki şimdi ne oldu? Eğer bunu dilden değil, bütün kalpten dilediyseniz, Allah’u Teala bir anda kalbinizdeki bu dileği gördüğü anda derhal üzerinizde tecelliye başladı ve sizi işiten, gören ve idrak eden bir kişi haline getirerek kalbinizin nurlara kapalı olan kapısını açıp En’am 125 ve Zümer 22’ye göre içine nur göndermeye başladı. Fe huve ala nürin min rabbih. Böylece kalbinizin kapısı Allah’a açılınca ve Allah’ı zikretmeye başlayınca bir anda Allah’ın zikriyle kalbinize gelen nurlarla Hadid 16’ya göre huşuya ulaştınız ve kalbinizde sevgi yeşermeye başladı.

6/EN’AM-125: Fe men yuridillahu en yehdiyehu yeşrah sadrehu lil İslam (İslami).
Artık Allah kimi hidayete erdirmeyi dilerse onun göğsünü teslime (İslam’a) açar.

39/ZUMER-22: E fe men şerehallahu sadrehu lil İslami fe huve ala nürin min rabbih (rabbihi).
Allah kimin göğsünü İslam için (Allah’a teslim için) yarmışsa artık o, Rabbinden bir nur üzere olur.

57/HADİD-16: E lem ye’ni lillezine amenu en tahşea kulübuhum li zikrillahi ve ma nezele minel hakkı
Amenü olanların kalplerinde, Allah’ın zikri ile (ve bu zikirle) Hakk’tan inen şeyle (nurla) husüya ulaşmak (huşü sahibi olmak) zamanı gelmedi mi?

Yoksa: “Bütün bu söyledikleriniz bende oluşmuyor ve kalbimde Allah’a karşı daha bir şeyler hissedemiyorum” mu diyorsanız?

O halde siz hala Allah’a ulaşmayı kalpten dilememişsiniz. Öyleyse tekrar deneyin ve tekrar deneyin ki, bu dileğiniz sadece dilden değil, kalbinizin taa derinliklerinden gelmesi gerekir. O halde bütün gönlünüzden Allah’ı isteyin ve O’na O’nu istediğinizi haykırın ve O’nu çok zikredin ve O’nu düşünün. Eğer bu dileği gerçekten kalpten dileyerek Allah’a ulaştırdıysanız artık ibadetleri ve mürşidinizi sevdirerek ruhunuzu ölmeden önce kendisine ulaştıracak! Çünkü bizi kendisine ve cennet saadetine ulaştıracağına vaad etmiş.

Biliyor muydunuz Maide 35’e göre ancak bir mürşidin vesilesi ile hidayete yani Allah’a erebileceğimizi ve kişiyi Allah’a götürecek yani Allah’a ulaştıracak olan bir mürşide tabi olmanın ve Hacet namazı kılarak mürşidimizi Allah’tan sormanın üzerimize farz kılındığı? Ve her evliyanın mutlaka bir mürşidi bulunduğunu?

5/MAİDE-35: Ya eyyuhellezine amenütteküllahe vebtegü ileyhil vesilete ve cahidü fi sebilihi leallekum tuflihün (tuflihüne).
Ey amenü olanlar (Allah’a ulaşmayı, teslim olmayı dileyenler)! Allah’a karşı takva sahibi olun ve O’na ulaştıracak vesileyi isteyin. Ve O’nun yolunda cihad edin. Umulur ki; siz felaha erersiniz.

Necmeddin Kübra Hazretleri buyurur ki:

-Allah’a ulaşmak onun emirleri doğrusunda yürümekle olur.
-Salikin (ruhunu Allah’a ulaştırmak üzere yolculuk yapan Müridin) isimlerin delaleti yoluyla vuslata ermesi (Allah’a ulaşması) için Kamil mürşide ihtiyacı vardır. (Tasavvuf da en temel esas)

Maide 35’de vebtegü ileyhil vesilete Ona ulaştıracak vesileyi isteyin.
Buyuruluyordu. Cin 14’de ise Allah’ a telsim olmayı dileyen kişinin mürşidini araması gerektiği buyuruluyor.

72/CİN-14: ve enna minnel muslimüne ve minnel kasitun (kastüne), fe men esleme fe ulaike teharrev reşeda (reşeden).
Muhakkak ki; bizlerden Allah’a teslim olanlar da var, (kalpleri) kasiyet (bağlamış) olanlar da var. Kim (Allah’a) teslim olmayı dilerse, mürşidini arar.

Abdülkadir Geylani Hazretleri buyurur ki:

Sadıklara, Salihlere iltihak et, onların arasına katıl, eğer kimin Salih kimin münafık olduğunu ayırt edemezsen o zaman geceleyin kalk namaz kıl. Ve deki.
-Yarabbi, bana salih kullarını göster, sana gelmemde kılavuzluk edecek kişileri göster. (Sohbetler kitabı sayfa 201)

Allah’tan hacetimizi veya Abdulkadir Geylani Hazretlerinin Söylediği gibi bizi Allah’a gitmemizde yani O’na ulaşmamızda kılavuzluk edecek olan mürşidimizi sormak için perşembeyi cumaya bağlayan gecede, boy abdesti alınarak 4 Rekatlık Hacet namazına niyet edildikten sonra aşağıdaki ayetler okunur:

1. Rekat: Subhaneke + Fatiha + 3 Ayetel Kürsi
2. Rekat: Fatiha + İhlas + Felak + Nas
Oturuş: Ettehiyyatu
3. Rekat: Fatiha + İhlas + Felak + Nas
4. Rekat: Fatiha + İhlas + Felak + Nas
Oturuş: Ettehiyyatu + Allahumme Salli + Allahumme Barik + Rabbena

Namaz bittikten sonra kişi, Allah’tan mürşidini rüyasında göstermesini diler ve hiç konuşmadan göğsü kıbleye gelecek şekilde sağ tarafının üzerine yan üstü yatarak uzanır. Üç kere daha Ayetel Kürsi okur ve Allah’ın kendisine mürşidini mutlaka göstereceğine kesin inanarak “Allah, Allah” diye zikrederek uyuyakalır. Eğer birinci gece de göremezse her Perşembe veya her gece mürşidini Allah kendisine gösterinceye kadar bu namaza devam eder.

Bakara 45’de Allah’tan Hacet namazıyla yardım istemek üzerimize farz kılınmış ve Rabbimiz huşu sahiplerine mutlaka yardım edecek ve mürşidini gösterecektir. İşte o huşu sahipleri Bakara 46’ya göre mutlaka ölmeden önce Allah’a ulaşacaklarına ve ölümden sonra da ruhlarının Allah’a geri döneceğine kesin olarak inanan kişiler. Çünkü ancak Allah’a ulaşmayı dileyen ve kesin olarak inanan kişiler hidayete ererler ve ancak o zaman kalplerindeki gerçek Allah sevgisi yeşerebilir ve huşu sahibi olabilirler.

2/BAKARA-45: Vesteinü bis Sabri ves salat (salati), ve inneha le kebiretun illa alel haşiin (haşine).
(Allah’tan) sabırla ve namazla yardım (istiane) isteyin. Fakat muhakkak ki bu (HACET NAMAZI ile kişiyi Allah’a ulaştıran MÜRŞİD’i sormak), huşü sahibi olanlardan başkasına elbette ağır gelir.

2/BAKARA-46: Ellezine yezunnüne ennehum mulakü rabbihim ve ennehum ileyhi raciün (raciüme).
O (huşü sahipleri) ki; onlar, Rab’lerine (dünya hayatında) muhakkak mülaki olacaklarını ve (sonunda ölümle) mutlaka O’na döneceklerini bilirler. (Yakin derecesinde inanırlar.)

Kehf 17’ye göre ruhu Allah’a ulaşan hidayete eriyor,fakat Allah’a ulaşamayan kişiler ise dalalette yani karanlıkta kalıyor ve onlar için bir mürşid de bulunmuyor ve men yudlil fe len tecide levu veliyyen muşida. Rad 27’ye göre Allah sadece On’a yönelen kişileri kendisine ulaştırıyor. Öyleyse kehf 17 ve Rad 27’ye göre Allah’a yönelmeyen ve bir mürşidi bulunmayan kişileri Allah’u Teala dalalette bırakıyor ve kurtuluşa ulaştırmıyor.

18/KEHF-17:men yehdillahu fe huvel muhted (muhtedi), ve men yudlil fe len tecide lehu veliyyen murşida (murşiden).
Allah kimi Kendine ulaştırırsa o hidayete erer. Ve kim dalalette ise onun için veli mürşid bulunmaz.

13/RAD-27: Kul innallahe yudillu men yeşau ve yehdi ileyhi men enab (enabe).
De ki: “Muhakkak ki Allah, dilediği kimseyi dalalette bırakır ve O’na yönelen kimseyi Kendine ulaştırır (hidayete erdirir).

Abdul Kadir Geylani Hazretleri’nin buyurduğu gibi:
,,Siz Allah’ın Kitabına, Resurullah’ın ahlakına ve mürşidlere uymadıkça asla felah bulamaz.Kurtuluşa eremezsiniz. “ (Sohbetler Kitabı Sayfa: 275)

İsra 15’e göre hidayete eremeyenler Allah’a ulaşmayı dilemedikleri için kendi sorumlulukları üzerine dalalette kalıyorlar. Ve Yunus 45’e göre de Allah’a ulaşmayı yalanlayanlar gene Allah’a ulaşmayı bilemedikleri için hüsrana düşüyor, böylece hem dalalette kalıyor ve hidayete eren kimseler olmadıkları için kurtuluşa da ulaşamıyorlar.

17/İSRA-15: Menihteda fe innema yehtedi il nefsih(nefsihi), ve men dalle fe innema yadıllu aleyha,
Kim hidayete erdiyse sadece kendi nefsi için (nefsini tezkiye ettiği için) hidayete erer. Öyleyse kim dalalette ise sorumluluğu sadece kendi üzerinde olarak dalalette kalır.

10/YUNUS-45: kad hasirellezine kezzzebu bi likaillahi ve ma kanu muhtedin (muhtedine).
Allah’a mülaki olmayı(Allah’a ölmeden önce ulaşmayı) yalanlayanlar, hüsrana düştüler (nefslerini hüsrana düşürdüler). Ve hidayete eren kimseler olmadılar ( ruhlarını ölmeden evvel Allah’a ulaştırmadılar).

Çünkü Allah’u Teala herkese serbest irade verdiği için burada kullarından istediği onların kendi istekleri ile Allah’ı istemeleri ölmeden önce O’na ulaşmayı dilemeleri. İşte o zaman onları mutlaka kendisine ulaştıracaktır. Dilemeyenler ise ne yazık ki dalalette kalıyorlar.
Peygamber Efendimiz’in hadislerinde buyurduğu gibi:

“ Ey İnsanlar! Hepiniz dalalettesiniz. Hidayete erdirdiklerim müstesna. Dileyin ki sizi hidayete erdireyim. Hadis-i Şerif

Men habbebe likallahi habbevallahi likai Men kerie likallahi keriallahi likai
Kim Allah’a ulaşmayı dilerse, Allah’da o kimseyi kendine ulaştırmayı diler, Kim Allah’a ulaşmayı dilememişse Allah’da o kimseyi kendisine ulaştırmayı dilemez. (kerih görür).

Dalalette olmak yani nefsin kalbinin %100 karanlıkta olması demektir. Allah’a davet edilmeden önce herkes dalalettedir. Ancak Allah’a ulaşmayı dileyen kişilerin göğsünden kalbine nur açılıyor ve %100 karanlık olan kalbin içine %2 oranında rahmet nuru giriyor ve kalbine ancak Mücadele 22’ye göre mürşidinin önünde tevbe ettikten sonra iman yazılıyor Ulaike ketebe fi kulubihihimul imane Onların kalplerine iman yazılır. ve Furkan 70’e göre günahları örtülüp sevaba çevriliyor ve nefs tezkiyesine başlıyor.

25/Furkan-70: İlla men tabe ve amene ve amile amelen salihanfe ulaike yubeddilullahu seyyiatihim hasenat (hasenatin), ve kanallahu garufen rahima(rahimen)
Ancak kim (mürşidi önünde) tövbe eder (böylece kalbine iman yazılıp, imanı artan) mü’min olur ve salih amel (nefs tezkiyesi) yaparsa, o takdirde işte onların, Allah, seyitlerini (günahlarını) hasenata (sevaba) çevirir. Ve Allah, Gafur’dur (günahları sevaba çeviren), Rahim’dir (rahmet gönderen).

Allah Allah diye yapılan zikir kalbe nurların gelmesini sağlayan bir şifredir. Mürşidin önünde tevbe ederek kalbine iman yazılan kişi Allah’ı zikrettikçe kalbine gelen nurlar iman kelimesinin etrafında birikiyor ve nefsinin kalbi aydınlanarak afetlerden arınıyor. Nefsinin kalbi nurlandıkça ruhu Allah’a yükseliyor. Seyrü süluk yani nefsin tezkiye olmasıyla birlikte ruhun 7 gök katlarını aşarak Allah’a ulaşması.

35/FATIR-18: Ve men tezekka fe innema yetezekka li nefsih (nefsihi), ve ilallahil masir (masiru).
Kim nefsini tezkiye ederse, bunu kendi nefsi için yapmış olur. Ve (ruhu) Allah’a döner, varır.

25/Furkan-71: Ve men tabe ve amile salihan fe innehu yetübu ilallahi metaba (metaben).
Ve kim (mürşidi önünde) tövbe eder ve salih amel(nefs tezkiyesi) işlerse, o takdirde muhakkak ki o, tövbesi kabul edilmiş olarak Allah’a ulaşır (hayattayken ruhu Allah’a ulaşır).

O halde bir düşünün, bir Yunus’un veya bir Mevlana’nın ve bütün Allah dostlarının günahlarından arınmak ve ölmeden önce Allah’a kavuşup vuslata ermek için, neden aşk ile mürşid kapısına koşup önünde tevbe ettiklerini? Eşref Rumi Hazretleri buyurur ki:

Bil ki ey aziz kardeşim! Bunlar gerçek müridliğin şartlarındandır. Birincisi Tevbedir. Mürid, tevbe edip şeyhin irşadına teslim olmalıdır. Şeyhin elinden tutup bütün yaptıklarına ve günahlarına tevbe etmelidir. Çünkü hakiki şeyhin eli, hakikatta Resulullah(S.A.V)in eli gibidir, zira vekilidir. (TAM MÜZEKKİN NÜFUS SAYFA 443)

Allah’a ulaşmak hepimizin üzerimize farz kılınmış ve Yunus 7, 8 Allah’a ulaşmayı dilemeyenlerin gidecekleri yerin cehennem olduğunu söylüyor. Yetmez, Kehf 103, 104, 105’e göre de Allah’a ulaşmayı inkar edenlerin amellerinin boşa gideceği buyuruluyor.

10-YUNUS-7,8: İnnellezine la yercüne likaena ve radü bil hayatid dunya vatme’ennu biha vellezine hum an ayatina gafilun (gafilune). Ulaike me’vahumun naru bima kanü yeksibun(yeksibune)
Muhakkak ki; onlar, bize ulaşmayı (hayatta iken ruhlarını Allah’a ulaştırmayı) dilemezler. Dünya hayatından razı olmuşlardır ve onunla doyuma ulaşmışlardır ve onlar ayetlerimizden gafil olanlardır. İşte onların kazandıkları (dereceler) gereğince varacakları yer ateştir (cehennemdir).

18/KEHF-103-104: Kul hel nunebbiukum bil ahserine a’mala (a’malen). Ellezine dalle sa’yuhum fil hayatid dunya ve hum yahsebüne ennehum yuhsinüne sun’a (sun’an)
Deki: “Amelleri hasara uğrayanları size haber vereyim mi?” onlar, dünya hayatında amelleri (çalışmaları) sapmış (kaybettikleri dereceler, kazandıkları derecelerden daha fazla) olanlardır. Ve onlar, güzel ameller işlediklerini zannediyorlar.

18/KEHF-105: Ulaikellezine keferü bi ayati rabbihim ve likaihi fe habitat a’maluhum
İşte onlar, Rab’lerinin ayetlerini ve O’na mülaki olmayı (ölmeden evvl ruhun Allah’a ulaşmasını) inkar ettiler. Böylece onların amelleri heba oldu (boşu gitti).

O halde hiç zaman kaybetmeden acele ederek Allah’a ulaşmayı dilemenin ve Allah’a ulaşmayı dilemenin ve Allah’ın bizim için tayin ettiği mürşidimizi aramanın, Müzemmil 19’a göre Allah’a ulaştıran bir yol tutmanın ve Allah’ı çok zikrederek nefsimizi afetlerden arındırmanın tam zamanı? Ölümün ne zaman geleceği belli olmaz ve ölümden sonra da pişmanlık bir fayda vermez!

MÜZEMMIL/17,19: Fe keyfe tettekune in kefertum yevmen yec’alul vildane şiba(şiben). İnne hazihi tezkirah(tezkiretun),fe men şaettehaze ila rabbihi sebila.
Eğer inkar edecek olursanız, çocukların saçlarını ağartan bir günde kendinizi nasıl koruyacaksınız? Şüphesiz bunlar (ayetler), birer öğüttür. Kim dilerse(ruhunu ölmeden evvel) Rabbine ulaştıran bir yol tutar

Reklamlar